Tek-İş Sendikası, KYK yurtlarındaki sendikal ayrımcılık iddialarını Anayasa Mahkemesine taşıdı
İSTANBUL– Tek-İş Sendikası, Gençlik ve Spor Bakanlığına bağlı Kredi ve Yurtlar Kurumunda (KYK) bazı yurtlarda sendikal faaliyetlere yönelik ayrımcı uygulamalar yapıldığı gerekçesiyle tepki gösterdi.
Sendika, yaşanan sürece ilişkin Anayasa Mahkemesine (AYM) başvuruda bulunulduğunu açıkladı.
Tek-İş Sendikası Genel Başkanlığı tarafından yapılan açıklamada, özellikle Konya Gençlik ve Spor İl Müdürlüğüne bağlı bazı yurtlarda görev yapan sendika üyelerinin, mola saatlerinde dahi sendikal faaliyet yürütmesine izin verilmediği belirtildi.
Buna karşın, mesai saatleri içerisinde idarecilerin kendilerine yakın sendikal yapılarla müdürlük odalarında ve isyeri içinde toplantılar yaptığı ve ikramlarda bulunulduğu iddia edildi.
Açıklamada, Konya Gençlik ve Spor İl Müdürlüğüne bağlı Şemsi Tebrizi Yurt Müdürlüğünde yaşanan bir olaya da yer verildi.
Buna göre, Sendika yöneticilerimize, “Genel müdürlük tarafından yetkisi bulunmayan sendikaların faaliyet yürütemeyeceğine” ilişkin bir yazıyı tebliğ etmek istedikleri sırada, yurt idaresinin aynı saatlerde başka bir yetkisiz sendika ile toplantı yapmasına müsaade ettiği ileri sürüldü.
Kurumun Kendi işçilerinin demokratik sendika seçme ve Sendikal faaliyetlerde bulunma haklarıda keyfî olarak engellenmektedir.
Sendika, söz konusu yazıya Yöneticilerimiz tarafından imzadan imtina edilmesi gerekçesiyle sendika yöneticisi hakkında tutanak tutulduğunu, ayrıca yöneticilerin haftanın üç günü keyfî ve sistematik bir şekilde ifade ve savunma gerekçeleriyle il müdürlüğüne çağrıldığını belirterek, bu durumun hem kamu kaynaklarının hem de sendikal hakların keyfî biçimde ihlal edildiğinin göstergesi olduğunu savundu.
Sendika tarafından yapılan değerlendirmede, sendikal faaliyetlerin mola saatlerinde dahi engellenmesinin ulusal ve uluslararası mevzuata aykırı olduğu ifade edildi. Açıklamada, Anayasa’nın 51’inci maddesi, Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) sözleşmeleri ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi kapsamında güvence altına alınan örgütlenme özgürlüğünün, idari tasarruflarla sınırlandırılamayacağı vurgulandı.
Tek-İş Sendikası, kamu kurumlarında sendikal tarafsızlığın korunmasının idarenin yükümlülüğü olduğuna dikkat çekerek, belirli sendikal yapılara ayrıcalık tanınmasının eşitlik ilkesine ve hukuk devleti anlayışına aykırı olduğunu kaydetti.
Açıklamada, yaşananların sendikal ayrımcılığı açık şekilde ortaya koyduğu belirtilerek, sendika hakkı, örgütlenme özgürlüğü ve çalışma hürriyetinin ihlal edildiği savunuldu.
Tek-İş Sendikası Marmara Şubesi Teşkilatlanma Başkanı Ömer Polat’a yönelik sendikal müdahale ve ayrımcılık iddialarına ilişkin yürütülen ceza davası sürecinde, hukuka aykırı işlem ve eylemler nedeniyle Anayasa Mahkemesine başvuru yapıldığı bildirildi.
Sendika açıklamasında, söz konusu başvurunun “Ömer Polat başvurusu” adıyla AYM kayıtlarına girdiği ve 2025/62650 başvuru numarasıyla işlem gördüğü ifade edildi.
Açıklamada ayrıca, 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun gerekçe gösterilerek sorumlular hakkında işlem yapılmamasının, devletin anayasal düzeydeki pozitif yükümlülüklerinin ihlali anlamına geldiği belirtildi. Bu durumun yalnızca bir hak ihlali değil, aynı zamanda kamu zararına yol açan bir süreç olduğu savunuldu.
Tek-İş Sendikası, sendikal hakların engellenmesine yönelik fiil ve işlemlerin idari, hukuki ve cezai sorumluluk doğurduğunu vurgulayarak, Anayasa Mahkemesinin yapacağı değerlendirmenin sendikal haklar açısından önem taşıdığını kaydetti.
Açıklamada, gerekli görülmesi hâlinde Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) dâhil olmak üzere tüm ulusal ve uluslararası hukuk yollarının sonuna kadar kullanılacağı ifade edildi.