SGK verileri asgari ücret gerçeğini ortaya koydu: “İş var, çalışan yok” söylemi gerçeği yansıtmıyor
İSTANBUL– Sosyal Güvenlik Kurumu’nun (SGK) 2025 yılı Ekim ayı resmî verileri, Türkiye’de sigortalı istihdamın büyük bölümünün düşük ücret düzeyinde yoğunlaştığını ortaya koydu. Verilere göre, 4/A (SSK) kapsamında sigortalı çalışan sayısı 19 milyon 482 bin 37 kişi olurken, 4/A, 4/B ve 4/C kapsamındaki toplam sigortalı çalışan sayısı 26 milyon 387 bin 936’ya ulaştı.
SGK verileri ve mevcut istihdam yapısı birlikte değerlendirildiğinde, 4/A kapsamında çalışanların yaklaşık yüzde 40’ının asgari ücret üzerinden prim ödediği hesaplandı. Bu oran esas alındığında, asgari ücret üzerinden prim ödeyen çalışan sayısının yaklaşık 10 milyon 555 bin kişi olduğu ortaya çıktı.
Bu tablo, kamuoyunda resmî açıklamalarla dile getirilen “6,8 milyon asgari ücretli çalışan” söylemi ile fiili durum arasındaki farkı gözler önüne serdi. Aradaki yaklaşık 3,7 milyon çalışanın, maaşlarının asgari ücret üzerinden gösterildiği, kalan kısmın ise kayıt dışı şekilde elden veya IBAN yoluyla ödendiği değerlendiriliyor.
Kayıt dışı istihdam ve düşük primler büyük kayıplara yol açıyor
Merdiven altı olarak nitelendirilen iş yerlerinde kayıt dışı istihdamın ciddi boyutlara ulaştığına dikkat çekilirken, bu alanlarda çalışan işçilerin yaklaşık yüzde 80’inin sigortasız çalıştırıldığı ifade ediliyor. Bu durumun hem çalışanların sosyal hak kayıplarına hem de sosyal güvenlik sisteminde milyarlarca liralık prim kaybına yol açtığı belirtiliyor.
2025 yılı Ekim–Kasım dönemi verileri birlikte ele alındığında, istihdam artışına rağmen ücret düzeylerinin sınırlı kaldığı, sigortalı çalışanların önemli bir bölümünün asgari ücret üzerinden prim ödediği ve sosyal güvenlik sisteminin prim gelirlerinin büyük ölçüde düşük matrahlara dayandığı görülüyor. Ayrıca işgücüne katılım oranının da gelişmiş ülkelerin gerisinde seyrettiği vurgulanıyor.
“Sorun işsizlik değil, ücret politikalarıdır”
Tek-İş Sendikası Genel Başkanı, kamuoyunda sıkça dile getirilen “iş var, çalışan yok” söylemine ilişkin yaptığı değerlendirmede, asıl sorunun işsizlikten değil, ücret politikaları ve çalışma koşullarından kaynaklandığını belirtti.
Başkan, özellikle inşaat sektöründe 25 yıllık kalifiye ustaların ücretlerinin asgari ücret üzerinden gösterildiğini, kalan kısmın ise elden ya da IBAN yoluyla ödendiğini ifade etti. Benzer uygulamaların güvenlik sektöründe de yaygın olduğunu dile getiren Başkan, 12 saat çalışan güvenlik görevlilerinin maaşlarının asgari ücret üzerinden yatırıldığını, fazla çalışmanın karşılığının kayıt dışı ödendiğini söyledi.
Bu uygulamalar nedeniyle yüz binlerce çalışanın işsizlik maaşı, kıdem tazminatı ve emeklilik haklarında ciddi kayıplar yaşadığına dikkat çekildi.
Denetimler yetersiz
Sendika tarafından yapılan açıklamada, denetimlerin ya hiç yapılmadığı ya da son derece yetersiz kaldığı ifade edilerek, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın kayıt dışı istihdam ve prim dışı ödemelere yönelik denetim mekanizmasını güçlendirmesi gerektiği vurgulandı.
“İşçilerin yasal haklarını,esas kazançları üzerinden göstermeyen işverenlerin ‘iş var, çalışan yok’ söylemlerin gerçeği yansıtmadığı belirtiilirken bu tür şirketlerin yakından denetlenmesi gerektiği kaydedildi.
“Sürdürülebilir istihdam adil ücretle mümkündür”
Sendika yetkilileri, kalifiye işçilere asgari ücret teklif edilmesinin, ücretlerin bir bölümünün kayıt dışı ödenmesinin, günlük çalışma sürelerinin 12 saate kadar çıkmasının ve resmî tatil ile hafta sonu çalışmalarında yasal hakların uygulanmamasının kabul edilemez olduğunu belirtti.
Açıklamada, sürdürülebilir istihdamın ancak adil ücret, insan onuruna yakışır çalışma koşulları ve yasal hakların eksiksiz uygulanmasıyla mümkün olabileceği vurgulandı.